Yurt dışındaki müşterilere yazılım, mühendislik, tasarım, veri analizi gibi hizmetler sunan işletmeler için önemli bir düzenleme yürürlüktedir. 30 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 11257 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yurt dışına verilen hizmetlerden elde edilen kazançlara uygulanan indirim oranı %80'den %100'e çıkarılmıştır. Karar, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerinin gelir ve kazançlarına uygulanmaktadır.
Bu yazıda düzenlemenin dayanağı, kimleri kapsadığı, aranan şartlar ve uygulamada dikkat edilmesi gereken noktalar özetlenmektedir.
Düzenlemenin dayanağı
İndirim, kurumlar vergisi mükellefleri için 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde, gelir vergisi mükellefleri için ise 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (13) numaralı bendinde düzenlenmiştir.
Kanun metnindeki oran %80'dir. Ancak aynı bent, Cumhurbaşkanına bu oranı hizmet alanları ve kazanç tutarları itibarıyla sıfıra kadar indirme veya %100'e kadar artırma yetkisi vermektedir. 11257 sayılı Karar bu yetkiye dayanılarak çıkarılmış ve her iki kanun bakımından uygulanacak indirim oranını %100 olarak belirlemiştir.
Hukuki niteliği itibarıyla düzenleme bir istisna değil, kazanç indirimidir. Yani ilgili kazanç önce beyannamede yer alır, ardından şartlar sağlanıyorsa matrahtan indirilir.
Hangi hizmetler kapsamda?
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10/1-ğ bendine göre indirim; Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere ya da işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye'de verilen ve münhasıran yurt dışında yararlanılan aşağıdaki hizmetlerden elde edilen kazançları kapsar:
- Mimarlık, mühendislik ve tasarım
- Yazılım
- Tıbbi raporlama
- Muhasebe kaydı tutma
- Çağrı merkezi
- Ürün testi ve sertifikasyon
- Veri saklama, veri işleme ve veri analizi
- İlgili bakanlıkların görüşü alınarak belirlenen mesleki eğitim alanları
Bunlara ek olarak, ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmelerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar da kapsamdadır.
Kanunda sayılmayan hizmetler (örneğin genel danışmanlık veya aracılık faaliyetleri) bu indirimden yararlanamaz. Faaliyetin kapsama girip girmediği, hizmetin içeriğine göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Aranan şartlar
Kanun metnine göre indirimden yararlanabilmek için:
- Hizmetin, Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere veya işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara verilmesi,
- Hizmetten münhasıran yurt dışında yararlanılması,
- Fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi,
- Kazancın, elde edildiği hesap dönemine ait kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar tamamının Türkiye'ye transfer edilmesi
gerekir. İndirim, yalnızca bu faaliyetlerden elde edilen kazanca uygulanır. Aynı işletmenin yurt içi müşterilerden elde ettiği kazançlar indirim kapsamında değildir; bu nedenle kayıtların faaliyet bazında ayrıştırılabilir şekilde tutulması önem taşır.
Asgari kurumlar vergisi etkisi
Uygulamada en çok dikkat edilmesi gereken nokta, yurt içi asgari kurumlar vergisidir. Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32/C maddesine göre hesaplanan kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10'undan az olamaz.
Aynı maddenin ikinci fıkrası, asgari vergi hesabında düşülebilecek istisna ve indirimleri tek tek saymıştır. Bu listede 10 uncu maddenin (g), (h), (i) ve (j) bentleri yer almakta; hizmet ihracatına ilişkin (ğ) bendi ise sayılmamaktadır. Bu yüzden Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10/1-ğ maddesinden yararlanmak isteyen kurumlar vergisi mükelleflerinin elde edecekleri kazançlar asgari kurumlar vergisine tabidir.
Bununla birlikte maddede iki önemli husus bulunmaktadır:
- İlk defa faaliyete başlayan kurumlar için, faaliyete başlanılan hesap döneminden itibaren üç hesap dönemi boyunca asgari kurumlar vergisi hükümleri uygulanmaz.
- Asgari vergi oranı, Cumhurbaşkanınca sektörler ve faaliyet konuları itibarıyla farklılaştırılabilir.
Bu nedenle vergi yükü hesaplanırken yalnızca indirim oranına değil, asgari kurumlar vergisi hesabına da birlikte bakılmalıdır.
YMM tasdik raporu gerekir mi?
Belirli tutarı aşan indirimler için evet. 30 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 49) ile bazı istisna ve indirimlerin yeminli mali müşavire tasdik ettirilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Tebliğde tasdike tabi tutulan listelerde "Yurtdışına Verilen Yazılım, Mühendislik, Eğitim ve Sağlık Hizmetleri Kazanç İndirimi" hem kurumlar vergisi (KVK 10/1-ğ) hem de gelir vergisi (GVK 89/13) bakımından yer almaktadır.
Tebliğe göre tasdik zorunluluğu şu durumlarda doğar:
| Durum | Tasdik zorunluluğu |
|---|---|
| İndirim tutarı tek başına 500.000 TL'yi aşıyorsa | Bu indirim için tasdik raporu gerekir |
| Tek tek 500.000 TL'yi aşmayan, tasdike tabi istisna ve indirimlerin toplamı 1.000.000 TL'yi aşıyorsa | Tümü için tasdik raporu gerekir |
Uygulamada dikkat edilecek hususlar:
- Yürürlük: Hükümler 2025 hesap dönemi ve izleyen dönemlere (özel hesap dönemine tabi olanlarda 2025 yılında başlayan dönemden itibaren) uygulanır. Bu nedenle %100 oranın geçerli olduğu 2026 dönemi de kapsamdadır.
- Tutarların güncellenmesi: Bakanlıkça farklı bir tutar belirlenmedikçe tutarlar her yıl yeniden değerleme oranının yarısı oranında artırılır.
- Süre: Tasdik raporu, kurumlar vergisi veya gelir vergisi beyannamesi ile birlikte ya da beyannamenin verilme süresinin bitimini takip eden iki ay içinde dijital vergi dairesi üzerinden elektronik ortamda gönderilmelidir.
- Rapor verilmezse: Mükellefe Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227 nci maddesi uyarınca mühlet verilir. Rapor bu süre içinde de verilmezse indirimden yararlanılamaz ve ayrıca özel usulsüzlük cezası uygulanır.
- Tam tasdik: Beyannamesini tam tasdik sözleşmesiyle tasdik ettiren mükelleflerde bu hususlara tam tasdik raporunun ayrı bir bölümünde yer verilebilir.
Uygulamada dikkat edilecek noktalar
- Sözleşme ve faturalar: Müşterinin yurt dışında yerleşik olduğu ve hizmetten yurt dışında yararlanıldığı sözleşme ve yazışmalarla belgelenebilmelidir.
- Transfer takibi: Kazancın tamamının beyanname verme süresine kadar Türkiye'ye getirildiği banka kayıtlarıyla izlenebilmelidir.
- Ayrı kayıt: Kapsamdaki hizmetlerden elde edilen kazanç ile diğer faaliyetlerin kazancı ayrıştırılmalıdır.
- Geçici vergi: Karar 1 Ocak 2026'dan itibaren başlayan dönemlere uygulandığından, 2026 yılı geçici vergi beyanlarında ve yıllık beyanda yeni oran dikkate alınmalıdır.
Sık sorulan sorular
%100 indirim, hiç vergi ödenmeyeceği anlamına mı gelir?
Her zaman değil. İndirim kazancın tamamının matrahtan düşülmesini sağlar; ancak KVK 32/C'deki listede (ğ) bendi sayılmadığından, bu indirimden yararlanan kurumlar vergisi mükelleflerinin kazançları asgari kurumlar vergisine tabidir.
Şahıs işletmeleri de yararlanabilir mi?
Evet. 11257 sayılı Karar, Gelir Vergisi Kanunu'nun 89/13 bendi uyarınca uygulanacak indirim oranını da %100 olarak belirlemiştir.
Düzenleme hangi dönemden itibaren geçerli?
1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerinin gelir ve kazançlarına uygulanır.
İndirim için YMM tasdik raporu zorunlu mu?
İndirim tutarı 500.000 TL'yi aşıyorsa ya da tasdike tabi diğer istisna ve indirimlerle birlikte toplam 1.000.000 TL'yi geçiyorsa zorunludur (SMMM ve YMM Kanunu Genel Tebliği Sıra No: 49). Rapor süresinde ve verilen mühlet içinde sunulmazsa indirimden yararlanılamaz.
Kazancın bir kısmı Türkiye'ye getirilmezse ne olur?
Kanun, kazancın tamamının beyanname verme süresine kadar Türkiye'ye transfer edilmesini şart koşmaktadır. Bu şartın sağlanmaması indirimden yararlanma hakkını etkiler.
Konuyla ilgili sorularınız için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.